|
|
" Sadelik, her şeyde sadelik... Kendi benliğinize cevap verirken vicdanınız çok rahat oluyor. " |
|
Sahneye döner gözler; soluklar tutulur… Mumlar ve tütsüler arasından bir kadın görünür… İnce işlenmiş kocaman yüreğiyle, en sade güzelliğiyle… Gün doğumlarını anımsatan bir sesin salona yayılmasıyla susar kalp atışları…
… ve… piyano eşliğinde...
“Ben bir şarkıcıyım Düşler paylaşırım Bazen güldürürüm Bazen ağlatırım El ele giderken aşıklar Ben yalnızlığıma dönerim Dudağıma teyellenmiş incecik tebessüm Sizi yanıltmasın…”
'Dudağımıza ince bir tebessüm teyeller' zaman zaman; zaman zaman arınmış, arıtan bir hüzün... Sağır ve dilsiz yanlarımıza ulaşır sesi... Zaman zaman tutar yüreğimizin ellerinden, 'eski fotoğraflar'a bir yol açar gönlündeki siyah beyaz özlemlerden...
Zaman zaman bir arya çeşnisi şımartır kulakları:
Verdi'den 'La Traviata' Carl orff'dan 'Carmina Burana' ...
Karşı kıyıyla kol kola söylenir sonra… Sesler nemlenir; karışır Ege'nin soluğuna...
"Ola se thimizoun, Apla ki agapimena, Pragmata dika sou, kathimerina"
"Olmasa mektubun, yazdıkların olmasa, Kim inanır senle ayrıldığımıza…"
&
"To chryso koureli, Pou sta mallia tis forage i Nefeli Na xechorizi ap'olous mes st'ampeli, İrthane dyo mikri, mikri aggeli, Ke to klepsane"
"Caddelerde rüzgar aklımda aşk var, Gece yarısında eski yağmurlar Şarkı söylüyorlar sessiz usulca, Özlediğim şimdi çok uzaklarda…"
&
"Teli teli teli kalpike dounia, S'ematha endeli, de me rihnis pia S'ematha emdeli, de me rihnis pia, Hilis ehis meli ki adiki kardia"
"Telli telli telli, şu telli turna, Sanma ki yaralı, uçmaz bir daha Takılmış kanadı göçmen buluta, A nlatır eski beni şimdiki bana…"
Ve en kurak gözlerde dahi beliren bir çise... - Jacques Brel’in 1959'da yazdığı 'Ne me quitte pas'yı söylemek Fransız şarkıcıların kariyerleri açısından risk taşır. Sözleri oldukça basit olsa da, şarkıcının 'ruhunu ortaya koyarak' söylemesi gereken bir arya gibidir. - Oysa Fransızlar dahi büyülenerek dinler Leman Sam’ın müthiş yorumunu. Zaman ve mekanın tanımlanamadığı çizgiye düşerken insan:
"Ne me quitte pas"
"Beni terk etme..."
Gözlere kuruması için izin verilirken:
* “Kandillide bir çilingir sofrası Balık roka bir de yanında rakı… İnsanoğlu saza söze meraklı Martı uyur; şişe dibi görünür…”
Ardı ardına, bir ağızdan söylenen türkülerden bazıları ise:
"Bugün ben bir güzel gördüm Bakar cennet sarayından Kamaştı gözümün nuru Onun hüsnü cemalinden…"
&
"Zülüf dökülmüş yüze Kaşlar yakışmış göze (aman) Usandım bu canımdan (aman) Derd ilen geze geze…"
&
"Erzurum çarşı pazar leylim aman İçinde bir kız gezer oy Nenen ölsün sarı gelin aman..."
&
"Biz bu sonbaharda buluşacaktık Bahar geldi geçti, sen gelmez oldun…"
&
"Odam kireçtir benim Yüzüm güleçtir benim Soyun da gir koynuma Terim ilaçtır benim…"
ve tabi ki
* Yiğidim aslanım * Karlı kayın ormanı * Leylim ley
Gerçek dostluklar için söylenir kalp kalbe:
"Bir kıvılcım düşer önce Büyür yavaş yavaş Bir bakarsın volkan olmuş Yanmışsın arkadaş..."
* "Nazım Hikmet, Memleket " denir bazen de…
Ve hiç unutulmayan ve unutulmayacak Leman Sam klasikleri:
* "Bunca yıl herkesten kaçtın En sonunda buldum sandın Ansızın içini açtın Yapma dedim, yaptın gönül..."
* "Anladım ki hiç kimse, Hiç kimse sen değil..."
Kimsenin onun gibi “umudumuza yol”, “fikrimize huzur” olmadığı anlaşılır bir kez daha…
Sevginin ta kendisi olur o ‘illa’ severken…
* “Gözlerinin içine girdim; Başka alemler gözledim… Ben bunlarla övünmedim; Beklemedim illa Beklemedim; sevdim…”
Masal ülkelerine yol alınır Şevval Sam’ın kalemi, Leman Sam’ın sesinde…
* “Elini son defa yanağıma koy İstemiyorsan giderim… Serin bir sonbahar akşamında söz İsmini unutur; silerim…"
* ‘Eski fotoğraflar’da kalmış güzellikler yad edilir; * ‘Yol ver’ilir insafsız kederlere; * ‘Hey yıllar’ meydan okur o size!
Aşkın naçar kaderini anlatır baş döndüren yorumu ile:
* ‘Sene bele ne oldu yar’
* ‘Menim nazlı yarim’ ile veda vakti geldiğinde şuursuz alkışlanır duymak için o sesi son bir kere…
Nihayet anılarıyla baş başa kalır salon; duvarlara sinmiş şarkıları solur sabaha dek. Ve artık o sesi özler; onu saklar boş kalan sahnede hep...
Şüphesiz Leman Sam’ın 20 ye yakın dilde şarkı, çeşitli türkü ve arya içeren repertuvarının tamamını buraya sığdırabilmek olanaksız. Onu sahnede mutlaka izlemek gerek. Enerjisine, yaşayan şarkılara yakından tanık olmak, eşlik etmek… Onun içten, samimi sohbetini de dinlemek, yaydığı farklı havayı solumak gerek...
* Albümlerde yer alan şarkıların sözlerini "albümleri" bölümünde bulabilirsiniz. |
|